Ah benim tüm içimdekileri dökeceğim güzel sayfam… Benim kesildiğim yerde sen de kesiliyorsun. Bütün hevesimi, bütün duygularımı topladığım anda seninle dolup taşacağım; eminim ki kalemimden çok güzel şeyler dökülecek. İlhamımı kimin verdiğini de biliyorsun. Ruhumun beni taşıdığı bir yer var, onu en iyi sen bilirsin. Çok geç değil; tez zamanda oraya geri döneceğim.
Git gellerim bile beni bana geri getiriyor. O noktanın etrafında her dönüşümde kendimde yeni birini buluyorum. Zaten tüm kararsızlıklarım da bundan. Hangisi benim? Hepsi farklı bir boyut, hepsi başka bir renk. Neredeyim, nerede olmalıyım, nerede olacağım; kime ne, değil mi? Binbir türlü hâlimin bu kadar bariz yansıdığı bir yerde benden, benliğimden kime ne?
Yalın ayak, boş kafayla dışarılarda bir yerlerde geziyorum. Kendimi çoğunluğa layık görmüyorum. Parlak gözlerle bana gülümseyen yüzlere rağmen yalnızlığı her şeyden çok istiyorum. Düşüncelerim durmadan birbirine tırmanıyor. O boşluk hiçbir zaman dolmuyor. Hep derim ya; o eksiklik ilelebet sürecek gibi. Eksikliklerle yitireceğiz kafamızı.
Zaten hayatın bize verdiği ilk şey de, doğduğumuzda her şeye yabancı oluşumuz ve o ağlayış değil miydi? O zaman da tıkanmışım ben; ağlamamışım, zorla ağlatmışlar. Hayata hep zıt gidiyoruz, kontrol hep elimizde kalsın istiyoruz. Ağlamanın “yaşıyorum” demekle aynı his olduğuna kim inandırabilir ki bizi?
Fakat beni güldüren değil de ağlatan kişi, çoğu zaman ruhumu doyuran kişi oluyor. O yüzden bir gün ağlarsam korktuğumdan, endişelendiğimden sanma. Muhtemelen ruhum doymuştur; uzun süren açlığı dinmiştir. Bundandır ağlayışım, bundandır şaşkınlığım.
Kahkaha atmaktan daha gerçek bir eylem, ağlamak. Daha hissedilebilir, daha yüksek. İşte beni o yükseklikte taşıyacak şeyler olmalı bir an önce. Dolup taşmalıyım; elim kalem tutmaktan ağrımalı. Eskisi gibi kendim olmalıyım. Kalemim sayfalarda boşluğa sürülmemeli. Gözlerim aynı cümlelerde gidip geldiği için ağrımalı.
Zira ben buyum ve bu değişmeyecek gibi görünüyor. Döneceğim sevgili sayfam, saygıdeğer ruhum. Döneceğim. 🤍


sevgili sayfam ve saygıdeğer ruhum, için bir yanıt
Esma Aydın
22 Şubat 2026
birtanem
küçüklüğümüzde bile yazılarını merakla hayranlıkla okurdum tekrardan eline kalemini alman beni çok mutlu ediyor
buradan seni takip edecek olmak ve yazılarını merakla bekleyecek olmak bile şuanda beni heyecanlandırıyor
seni çook seviyorum